Netflix Show Maniac zamanıma değmiyordu

Geçen akşam Netflix’in yeni “mini dizisi” “Maniac” ın ilk bölümünü izledim. İkinci bölümün yarısına geldim ve sonra onu paketledim. Kendi kendime “Neden zincirleme sigara içen, uyuşturucu bağımlılıklarını besleyen ve birbirlerine havlayan insanları izliyorum?” Diye sordum

Kendime ayrıca Netflix’in sosyal sorumluluğu nerede diye sordum. Netflix yöneticileri bu programı izleyen çocuklar ve gençler hakkında ne düşünüyor? Ya da sitelerinde Maniac gibi bir içerik yayınlamanın “yapılacak doğru şey” olup olmadığına karar verirken sosyal sorumluluğu hiç düşünüyorlar mı?

Cevabın “hayır, sosyal sorumluluk hakkında hiç düşünmediklerini” ve ayrıca, aslında yayına meraklı olduklarını belirtmiştim Maniac türünün “müstehcen” içeriği.

Şovun New York Times ve The Guardian’daki yorumları ışıl ışıl, bu yüzden şov kötü olamaz mı? Bunu söylemekten nefret ediyorum ama bence gerçekten kötü.

Her iki inceleme de “ad buddy” kavramından hiçbir şey yapmadı. Jonah Hill ve Emma Stone karakterlerinin ikisi de bir şeyler için ödeme yapmak için “reklam arkadaşını” kullanmaları gerektiğinde acı çekiyor olarak tasvir ediliyor. Ne Times’tan James Poniewozik ne de The Guardian’dan Lucy Mangan’ın acılarını hissetmesini merak ettim. Hepimiz duyarsız mıyız, işletmelerin kişisel verilerimizi nasıl kullandığına dair tüm meseleyi ele almak için duyarsız mıyız? Umarım değildir, ancak durumdan çok korkuyorum.

Son bir nokta: The New York Times, bu şovu NY Critics Choice ile ödüllendirdi. Bay Poniewozik’in incelemesinin başlığı “Netflix’in‘ Maniac ’Is a Hallucinatory, Duygusal Rüya Makinesi” dir. Çocuklarımın “halüsinasyon görmesini” istemiyorum ve “oraya gitmek” zorunda kalmaktan kaçınmalarına yardım etmeyi umuyorum. Gerçeklikle başa çıkmak için bir “rüya makinesine” ihtiyaç duymadıklarından emin olmak için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.